٩) «أَعُوذُ بِكَلِمَاتِ اللَّهِ التَّامَّاتِ الَّتِي لَا يُجَاوِزُهُنَّ بَرٌّ وَلَا فَاجِرٌ مِنْ شَرِّ مَا خَلَقَ، وَذَرَأَ وَبَرَأَ، وَمِنْ شَرِّ مَا يَنْزِلُ مِنَ السَّمَاءِ، وَمِنْ شَرِّ مَا يَعْرُجُ فِيهَا، وَمِنْ شَرِّ مَا ذَرَأَ فِي الأَرْضِ، وَمِنْ شَرِّمَا يَخْرُجُ مِنْهَا، وَمِنْ شَرِّ فِتَنِ اللَّيْلِ وَالنَّهَارِ، وَمِنْ شَرِّ كُلِّ طَارِقٍ إِلَّا طَارِقاً يَطْرُقُ بِخَيْرٍ، يَا رَحْمَانُ».
9) “Allah'ın yarattığı ve ortaya çıkardığı tüm kötülüklerden hiçbir salih veya kötü kimsenin aşamayacağı mukaddes sözlerine sığınırım. Gökten inen kötülükten ve göğe yükselen kötülükten (Allaha sığınırım). Yeryüzüne yayılan kötülükten ve ondan yükselen kötülükten ve gece ve gündüzün kötülüklerinden ve güzel, merhametli olanlar hariç geceleri ziyarete gelenlerin kötülüklerinden (Allaha sığınırım).