٤٦) «اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ الثَّبَاتَ فِي الأَمْرِ، وَالعَزِيمَةَ عَلَى الرُّشْدِ، وَأَسْأَلُكَ مُوجِبَاتِ رَحْمَتِكَ، وَعَزَائمَ مَغْفِرَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ شُكْرَ نِعْمَتِكَ، وَحُسْنَ عِبَادَتِكَ، وَأَسْأَلُكَ قَلْباً سَلِيماً، وَلِسَاناً صَادِقاً، وَأَسْأَلُكَ مِنْ خَيْرِ مَا تَعْلَمُ، وَأَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا تَعْلَمُ، وَأَسْتَغْفِرُكَ لِمَا تَعْلَمُ، إِنَّكَ أَنْتَ عَلَّامُ الغُيُوبِ».
46) “Allah'ım, senden iman gücünü, dini ve iyiliği uygulamada kararlılığı diliyorum. Bağışlanmam için senden merhametini ve yapmam gerekenleri göstermeni diliyorum. Ve senden lütuflarına şükretme ve sana doğru ve güzel bir şekilde ibadet etme kabiliyetini diliyorum. Ve Senden imanla arınmış, arzulardan arınmış bir kalp ve doğruyu söyleyen bir dil diliyorum. Ve Senden bildiklerinin en iyisini diliyorum, ve bildiklerinin kötülüğünden sana sığınırım ve bildiklerin için bağışlanma diliyorum. Şüphesiz Sen görünmeyeni bilensin ”.