۱) «وَجَّهْتُ وَجْهِيَ لِلَّذِي فَطَرَ السَّمَاوَاتِ وَالأَرْضَ حَنِيفاً وَمَا أَنَا مِنَ المُشْرِكِينَ، إِنَّ صَلَاتِي، وَنُسُكِي، وَمَحْيَايَ، وَمَمَاتِي، للَّهِ رَبِّ العَالَمِينَ، لَا شَرِيكَ لَهُ؛ وَبِذَلِكَ أُمِرْتُ وَأَنَا مِنَ المُسْلِمِينَ. اللَّهُمَّ أَنْتَ المَلِكُ لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ. أَنْتَ رَبِّي وَأَنَا عَبْدُكَ، ظَلَمْتُ نَفْسِي وَاعْتَرَفْتُ بِذَنْبِي، فَاغْفِرْ لِي ذُنُوبِي جَمِيعاً، إِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ، وَاهْدِنِي لِأَحْسَنِ الأَخْلَاقِ، لَا يَهْدِي لِأَحْسَنِهَا إِلَّا أَنْتَ، وَاصْرِف عَنِّي سَيِّئَهَا، لَا يَصْرِفُ عَنِّي سَيِّئَهَا إِلَّا أَنْتَ، لَبَّيْكَ وَسَعْدَيْكَ، وَالخَيْرُ كُلُّهُ فِي يَدَيْكَ، وَالشَّرُّ لَيْسَ إِلَيْكَ، أَنَا بِكَ وَإِلَيْكَ، تَبَارَكْتَ وَتَعَالَيْتَ، أَسْتَغْفِرُكَ وَأَتُوبُ إِلَيْكَ».
1) “Gökleri ve yeri yaratana içtenlikle yüzümü döndüm ve ona ortak koşanlardan değilim. Nitekim duam, fedakarlığım, hayatım ve ölümüm alemlerin Rabbi Allah içindir, hiçbir ortağı yoktur, bununla emredildim ve ben Müslümanlardanım. Ey Allah'ım sen her şeyin sahibisin, senden başka tapılan yoktur. Sen benim Rabbimsin ve ben senin kulunum, kendi ruhuma zulmettim ve günahımı kabul ettim, bu yüzden bütün günahlarımı bağışla. Senden başka kimse günahları bağışlayamaz. Benim iyi huylu olmama yol göster, çünkü senden başka kimse yol gösteremez ve beni kötü huylardan kurtar, çünkü senden başka kimse beni kurtaramaz. İşte,yalnızca sana kulluk ederim yalnızca sana iman ederim. Tüm iyiliklerin sahibisin ve şer senden gelmez . Senin isteğinle var oldum ve sana döneceğim. Mübarek ve Yücesin, af diliyorum ve tövbe ediyorum.”